Türkei +0905327350022 Deutschland +04915772542054

Dondurucu soğukta solucanlar ölürmü ?

2017 Mart ayında, mart aylarının genelinde olduğu gibi kazma kürek yakacak soğuklar yaşıyoruz. Yine de çok çetin geçen bir kışı daha geride bıraktık diyebiliriz. Solucan gübresi üreticileri ve özellikle de bu işe yeni başlayanlar veya başlamak isteyenler bu hava şartlarını düşününce, akıllarına acaba soğuk havalarda solucanlarımıza bir şey olur mu şeklinde kaygı verici sorular geliyor.

Eğer bu işi yapanlar iklim şartlarının daha ılımlı olduğu sahil kesimlerinden farklı olarak gecelerin ayaz kestiği soğuğu ile meşhur kAYSERI gibi yerleşim yerlerinde iseler bu sorunun cevabı daha da kritik bir hal alıyor. Bu bağlamda, bu yazımızda bu kış kendi yaptığımız deneyin sonuçlarına ve tecrübe paylaşımına yer veriyoruz.

Öncelikle 4400 solucan çeşidi içerisinde hangi solucan kültürü ile üretim yaptığınız önemli bir ayrıntı. Bu solucanların sadece 2700’ü toprak solucanı ve bu solucanlar da hangi tür olduğuna bağlı olarak toprakta yaşadığı derinlik değişmekte.

Toprak veya yığın üzerindeki donma derinliği tabi ki havanın ne kadar soğuk olduğuna bağlı durumda. Peki, yüzeyde veya yüzeye yakın diyebileceğimiz bir derinlikte yaşayan kırmızı Kaliforniya solucanları için durum ne?

Ani yani şok bir soğukta solucanlar derinlere inme fırsatı bulamayınca  tabi ki ölüyorlar. Ancak tedrici hava soğuması ile tüm diğer solucanlar gibi kırmızı kaliforniya solucanı (eisenia fetida) da belirli bir seviyeye kadar derinlere inmekte ve kendilerini muhafaza etmeye çalışıyorlar. Vücutlarını gevşetmek yerine mümkün olduğunca kendilerini sıkı tutarak vücut yüzeyini küçültüyor ve metabolizmalarını yavaşlatarak uyku moduna geçiyorlar.

Derileri üzerinden solunum yaptıklarından nem onlar için çok önemli. Soğuk havalarda gerekli nemi muhafaza edebilmek bakımından solucanlar salgıladıkları mukozayı (sölom sıvısı) arttırıyorlar. Bu mukoza azot ağırlıklı olup solucanların toprakla örtünmesini sağlıyor. Ne zaman ki şartlar düzelince diğer soğukkanlı canlılar gibi solucanlar da tekrar önceki hareketliliklerine dönüyorlar.

Tüm bu bilgiler diğer teorik bilgiler gibi sanki normal hayatın gerçekleri ile bağdaşmıyor gibi geliyor insana. Bu bilgilerin doğruluğunu bu kış Kayseri ’nın sıfır üstüne nadiren çıkan ayaz geceleri boyunca yaptığımız bir deneyle teyit ettik.

 

 

Bu hava şartlarında kapalı ortamda olmanın dışında ekstra bir ısıtma veya yalıtım uygulanmayan solucanların yığının 15 cm’e kadar derinlerine indiği görüldü. Yığının üstündeki,   3-4 cm kalınlığındaki mama neredeyse kış boyunca donmuş halde kaldı. Yine kış boyunca suyun, yığının derinlerindeki sıcaklığı etkilememesi için herhangi bir sulama yapılmadı. Kayda alınabilecek bir solucan ölümüne rastlanmazken, az da olsa kokon üretimi ve hatta yeni doğmuş solucanlara rastlandı. Ancak gübre üretimi durdu denebilir. Bu sebeple de kış boyunca sadece 1 veya 2 defa mama takviyesi yapıldı.

Özetle, soğuk hava şartlarından korkup, bu havalarda solucan gübresi üretimi bakımından kaygısı olanlar için tecrübelerimiz bu şekilde.  Kış boyunca gübre üretimine devam etmek isteyenler ve solucan sayısının hızlıca artmasının devam etmesini isteyenler, bir ısıtma sistemi veya en azından taş yünü gibi bir materyal kullanarak solucan kültürü için yalıtım uygulayabilirler.

Isıtma sistemi veya yalıtım kullanmak istemiyorum derseniz de Size yine iyi haberlerimiz var. Bu hayvanların soylarını devam ettirebilmesi ve ekolojik dengenin muhafazası için bıraktıkları kokonlar mucizevi bir şekilde içindeki solucanları kış şartlarından korumaya devam ediyor. Yavru solucanlar için uygun şartlar oluşana kadar kokonlar kuluçkada kalmaya devam ediyor,  ta ki hava ısındığı zaman yavrular yumurtadan çıkıyorlar. Yani bütün yetişkin solucanlarınız bir şekilde ölse dahi kalan kokonlar ile işinize devam edebilmeniz de mümkün.

Bu tecrübe paylaşımı sadece bilgi mahiyetinde olup, Size tavsiyemiz üretim yaptığınız şartları iyi değerlendirmeniz ve uygun önlemleri almanızdır.

Yeni yorum ekle

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.